2月4日
sessizce aglamak dökmek yalnızlıklara acıları dindirmek öfke dolu gecelere sıgdırmak aglatmak isyanlarda ben rüzgarda fırtınada kasırgada gelgitlere girdaplara alıştım aslında aşk anlaşılmazdır bir vardır bir yok tur dört mevsim sonbahar yine yagmurlar yine kasvet karamsar geceler uykusuzluklar yine yalnızlarda yım yine yagmurlardayım yine hüzün yine eylül son demleri işte benim yalnızılıgım böyle bir olgu
dehlizlere gebe benim gizem gizlidir aslında özlemlerim arzularım hayallerim hepsi kapanmamış bir yara gibi duruyor karşımda
12月21日
hissetiklerim mum ışıklarında gözlerindeki fenerde bitti deniz feneri misali aşk masallarına artık yer yok benim hayatımda aşk gelir ve geçer duygular söner biter ışıksız sızısız bir gece kalır ellerimizde
sözler yetmez kelimeler se anlamsız kalır dalgaların kasırgaların ötesinden özlemek yarına sevdalara açılan her kapıda hayaller yıkılırdı hüsrandı geleceklerim
sevmek yarına güvenmek aslında siyah bir günden ibaret
aşk yitirilmiş fasıl
yarısı ince bir sızı
aşkın en acı veren yanıda bu
hayat bir karmaşa
derindir hissedebilmek
yansıtır yakamozlarda
hayatı aşkl sevgiyi anlayabilene güzeldir aşk
kırmızıgibidir aşk
tepelerde eser rüzgar gibi
aşk düşüne bilenindir hikayeler gibi başlalar ama sonu hiç gelmez o düşlerin bittigi gibidir aşk
sevmek sevebilmek
8月22日
HAYAT AKIP GİDERKEN YALNIZCA BENİ UZAKLARA ATMIYORDU BELKİ DİP DERİN DALGALARIN SESSİNİ DUYYORDUM SESİZCE YÜRÜYÜP GİDİYORDUM BURALARDAN
YALNIZLIGA ALIŞMIŞTIM MUTLU MUTSUZ YAŞAYIP GİDİYORDUM SAAVRULDUM UZAK LİMANLARA AYNALARSA DOST DEGİLDİ ARTIK BANA İÇİMDEKİ ATEŞTEN DE KORKAR OLDUM MISRALARIN DİLİ OLSADA ANLATSA KELİMELERİMİN YETERSİZ KALDIGI YERDE
YILLARIM GEÇMEK BİLMİYORDU HÜZÜNLERİM İÇİNDE KALAN HATIRALARIM VE BEN YALNIZIM YİNE
HAYAT ZORSA BENDE ZORDUM ASLINDA ÇÜNKÜ BU HAYATA İNAT HALA GÜLÜP GEÇİYORUM GELİP GEÇEN GİRDAPLARDAN
İŞTE BEN BÖYLEYİM
SEVGİ DERİN DALGALAR GİBİDİR BAZAN ESİP GEÇER
6月3日
güneş dogarken kuşlar cıvıldarken ay ve günışıdıgında şahitti martılar yakamozları karşılamaya bir gün karşılacaktık biliyordum mesafeler olsada dalgaların yüreginde bir yerde
inciler dizdigimiz kıvılcımlar yaktıgımız ışık hüzmeleri ve yakamoz şahidimiz olacaktı yaralarımın kanadıgını hissediyordum acı çekiyordum yüregimin derinlerinde bir yerde
bir mutlu olacaktım ama ne zaman nerde bilmiyorum
kırık dökük cam parçalarının içinde yalın bir çocuk gibiydim çocuksu gülümsemeler vardı yüzümde
gün batımını izlerdim her akşam sahilde o bile derin bir huzur verirdi bana
hayata dair söylenecek okadar da çok şey yok aslında
kimse bilmez kimse anlamaz yüregimde yanan yangınların feryadını aslında sıgdırdıgım sadece bir kaç mısra
dertleri acıları kederi mutluluga neşeye çoşkuya çevirebilmeyi isterdim
hayattan beklediklerim okadarda fazla degildi aslında
herkes kadar biraz umut birazda huzur olsun istedim
ve herkes mutlu olsun istedim
ama hep kendi içimden geldigi içindi
5月17日
sen bilirmiydin içimde bir fırtına koptu kopacak haykırışlarda aldanışlarda bilirmiydin yalnızlıkların bukadar çaresiz ve kifayetsiz oldugunu bilirmiydin vazgeçmenin bukadar kolayken yalanların riyaların içinde süründügünü
bazen bir dogru parçasının eksik oldugunu bir cetvel misali hayatı ölçüp biçmek isterdim kırık dökük paramparça yanlışlar yaşadım hayatın içindendi benim gerçeklerim hep başkaları için yaşarızya kendimiz için yaşamak zor gelirmişcesine fedakarlıklar yaparız hep üzülen isyan eden kahreden biz oluruz
degersiz duygularmış gibi saklarız birde içimizdekileri kimse bilmez içimden kopupta geçen fırtınaları rahatızdır bilinmedigi için saklarız gömeriz herşeyi boşverir yaşar giderizya takmadan oda yeterya bize yeri gelir zamanı gelir ölürüz bile başkaları için
5月11日
ışıkların altında yürürdüm gece koylarında
kız kulesinde sabahlar bir başka oluyordu adeta
yalan denizlere bıraktım kendimi gidiyorum
uzak ufuklara gidiyorum nedensizce sebebsizce
aglama aglat sen bu hırçın dalgalarda
sevki duyguların yüreginden taşsın o dalganın eşsizliginde
rüzgarları vurdum gece mavimden öte kurşun işliyordu yüregime
dügün gibiydi her gecem mutllukların ötesinde
duygular taşıyordu yüregimden gizlice sinsice
yalandı bu denizler aslında yalan hikayeler yalan umutlar vardı yüregimde
hey gidi yagmur yürekli gecenin parlak yıldızı sessiz sakin ama bir okadar limansız ve yalnız gece fenerinin altında
5月10日

her geceyi birkez daha öldürdüm yalın yalnızlıkların içinde gemilerin bu limandan her geçisinde yada yelkenlerin fora edilişinde aradım gerçek sevgileri anaforunda girdaplı gelgitli dehlizli denizler içinde eftalyanın agladıgı kızkulesinde ben her gün agladım nedenler niçinler olmadan
ve hep mutllulugu bilmek demek mutlu olmak demek degildi sevi gecelerinden geçerken hep yıldızlar aglar ben aglarım deniz fenerinin o ışık yansımaları bana hep hüzünlü bir yaz gecesini anlatır o gemilerin geçiş düdükleri çaldıgında günlügüm göz yaşlarıyla dolar geçer gider dersin ama geçmi yor işte
kalbinde duygu varsa sevgi varsa o denizde dalgalarda var demektir deniz ve mehtap iki bölünmez ışık yakamozlarda rıhtımların arasından binlerce gemi geçip giderken sanki birdaha hiç dönmeyecekmiş gibi gelirdi o limanlarda
nasıl ki dalgalar arasından deniz atları deniz kabukları nasılda ateş yakardı hatırlasana o güzelim günleri nasılda mutlu gülüyordu insanlar birdem hüzün bile yoktu içlerinde yansıtan
işte belkide mutlu olmak denen şey buydu o engin maviliklerin ardından gelip geçen hüzün dalgası bir anda sonmüştü ışıkların altında
5月6日
her attıgım adımda savruldum
rüzgarlar vurdu penceremden içeriye
duman tüter köprüler yıkılır
gemiler yakarım kime ne
püfür püfür esti rüzgar yine
kasırgalar estir sem neki
bu denizlerde
katran karası gecelerde
yalnızlıgı a uzanan ellerde
meçhul meçhul deryalarda
fırtınalarda vuruldum,
durgunum suskunum
sessiz dalgalar estiririm poyrazda
aşkmı vardıya bu limanda
sevgimi vardı bu limanda
gelgitlerde dehlizlere girdaplara kapıldım
gidiyorum uzak limanlara
o mavisinin içinde şimdi
gemiler yansa
limanlar tutuşsa
orda körkütük bir aşk olsa
aşka yanık türküler yakılsa
seyir defterinden meçhul meçhul deryalara atılan aborda oldu duygularım
gelsende yer al bu seyir defterinin son kaleminde
bir çıglık bir haykırış bir aldanıştı hayat aslında mısralarda
karanlıkları bogdum
gündüzleri ışıklar saçtım yakamoz akşamlarında
dalgaları vurdum deniz feneri misali
kızkulesinde hayallerim vardı
kim demiş ben aşık olmam
ben aşkımı kızkulesinde bıraktım
ben aşkımı öldügüm terde bıraktım
ben şimdi öldügüm yerdeyim
fırtınalarda savruldum
yok oldum derya balıgının kırmızı balık hüzmelerinin peşinde
4月9日
deniz kadar berrak duru birsu gibiyim bazı yanlarım kasirgalara fırtınalara benzer bir yanı bazende oldukça neşheyle geçen günlerim vardı
ben böyleyim rıhtımlara limanlara sıgmam karanlıkları alır aydınlıga bogarım ben deniz gibiyim
yalnızlıkları severim tek başına olmakta güzel bazen nefes almak yürümek gezmek yeter bazen bir anlık mutlluktur o
hüzünlerim kızgınlıklarım öfkelerimde olsa o benim ya yeter aslında
sevgili günlük sevgi öyle bişeyki yaşayan bilir aslında
azda olsa bende insanımya oda yeter
çok zamanlar aglarım ama sonra geçer ve gider hüzünlerim çünkü o benim
aynalara küsmek aslında aynayla dost olmak gerek aslında
ailem benim en degerli hazinem onlar benim canım cigerim
yazan pınar
3月23日
bügün sahilde günbatımını izlerken o güzel günlerin yalın hallerini özledim dalgalların sesini özledim ayın batışı güneşin doguşu bir başkaydı sanki
sessizce ilerleyen gemilerin limana girişini özledim istanbulun o güzel eski havasını özledim
kifayetsizce anılara daldım yine bu gece hatıralarda anlarda
bazen sözler yetmezdi içimi dökmeye kırık dökük vazoların ardından ardından agladıgım gecelere sayıyorum şimdi
anlam yükleyemiyorum artık kelimelere derinlerde bir yerde
kırık dökük parçaların içinde kendimi arıyordum aslında benim yansımamdı aslında herşey
3月22日
bir günün özeti yoktu
arasından geçip giden onca yıldan sonra rüzgar ugulduyordu tepemde bulutlarsa herzamanki gibi karanlıktı tuna dalgaları arasında
bazen bazen dalgalar durulmadan sularda durulmuyordu aslında güzel olan belkide hayatı akışına bırakmaktı
yüzlerce sayfanın arasında çeviripte bulamadıgımız o mutlluk masalları vardırya hani ama aslında hiç mutlu olmamışız gibi
gözlerdeki ışıltıları parlaklıgı görebilmek bukadarmı zordu birbirine dayanan destek olan insanlar nerde şimdi
kemiyetin keyfiyete faydası yoktu sürüncemede kalan gerçekler gibi
yazan pınar yagmur kırcı