supınarı 的个人资料su pınarı照片日志列表更多 工具 帮助

su pınarı

şiirvegünlük

supınarı

第 1 张,共 1 张
更多相册 (1)
尚未添加列表。

订阅源

所有者还没有为此模块指定订阅源。
尚未添加列表。
第 1 张,共 1 张
更多相册 (1)

Video

正在加载...

Windows Media Player

视频

没有添加内容。
尚未添加列表。
第 1 张,共 1 张
更多相册 (1)
第 1 张,共 1 张
更多相册 (1)
尚未添加列表。
作者 
作者 
作者 

Xbox Live 最近的游戏

加载此模块时发生错误。

Xbox Live 玩家卡

加载此模块时发生错误。

尚未添加列表。

订阅源

所有者还没有为此模块指定订阅源。
尚未添加列表。
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!ben herkesi anlıyorum ama kimse beni anlamıyo gizemli dalgalar herzaman güzeldir
请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。
_Sinelfcan发表:

Merhaba. Size bir armağan bırakıyorum. Sohbetimize her zaman bekleriz. Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz. Hakkınızı helal edermisiniz? A. e. o. K.i.b www.xat.com/sevgi_esintisi 

        
Go Large!
         

3 月 10 日

DERS ALINACAK KÜÇÜK HİKAYE

 

 KÜCÜK COCUK, deniz kenarina oturmus,
gözlerini de ilerdeki bir noktaya dikmisti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hali, alisveris icin balikci sandallarinin kiyiya dönmesini bekleyen bir ihtiyarin dikkatini cekti. Yasli adam, seke seke onun yanina gidip:
Merhaba delikanli!. dedi. Bu gün deniz cok harika degil mi? Kücük cocuk, basini cevirmeden;
Ama rüzgarli, dedi. Topum denize düsünce sürükleyip götürdü. Adam, cocugun yanina oturup:
Eger biraz genc olsaydim, yüzüp onu alirdim!. dedi. Ama simdi adim bile atamiyorum.
Kücük cocuk, ona cevap vermedi. Ve kiyidan uzaklasan topunu daha iyi görebilmek icin, hemen yanindaki tümsege cikti. Yasli adam, sakin bir ses tonuyla:
Ümidini hicbir zaman kaybetme!. dedi. Bence dua etsen cok iyi olur. Cocuk, büyük bir sevincle:
Dua etsem topum geri gelir mi? diye sordu. Denize düstügü yeri bilir mi?
ALLAH (c.c.) isterse eger, ona ögretir!. dedi ihtiyar. Topun geri gelmese de, dualarin sevabi sana yeter.
Kücük cocuk, yaslı adamin sözlerini biraz düsündükten sonra, her okudugunda dedesinden bahsis kopardigi dualari ard arda siraladi. Daha sonra da, topun dönmesi icin Allah tan yardim istedi. Ama üzüntüsü azalmamisti. O topa bir sürü para harcamis, bayram parasini bile ona katmisti. Simdi artik tek sansi, bazen oldugu gibi, rüzgsrin aniden yön degistirmesiydi. Ama deniz cok büyüktü, topu ise kücücük. Aksam üstü hava biraz daha sertlesti. Ve günes batmak üzereyken sandallar döndü. Cocuk, eve gitmek istemiyordu. Bu yüzden de ihtiyarla birlikte oyalandi. Yasli adam, hep ayni balikcidan alisveris yapardi. Sonunda onu bulup:
Aviniz insALLAH (c.c.) iyi gecmistir!. dedi. Eger varsa, birkac kilo alabilirim. Sandaldaki adam, bir kova icindeki baliklari gösterip:
Zaten ancak o kadarcik tutmustum, dedi. Denizde av diye bir sey kalmadi.
Dua etmeyi denediniz mi? diye atildi cocuk. Ümidinizi sakin kaybetmeyin!.
Balikci icin her sey tesadüftü. Bunun icin de rasgele derlerdi. Ama simdi bir sey hatirlamisti. Yillar yili unuttugu bir seyi. Cocugun yanaklarini oksarken:
Dua ha!. diye mirildandi. O zaman tutar miyim?
Tutamasaniz bile, dualarin sevabi size yeter, dedi cocuk. Bunu yeni ögrendim.
Balikci, böyle bir sözü ilk defa duyuyordu. Basini agir agir sallayarak:
Ben de yeni ögrendim!. diye gülümsedi. Üstelik de kücük bir ögretmenden.
Cocuk, bu sözlerden cok hoslanmisti. Artik topun gitmesine üzülmüyordu. Yanindaki yasli adam ona bir göz kirparken, balikci tekrar sandala yöneldi ve aglarin üzerindeki eski örtüyü acti. Bir top vardi orada. Henüz islak oldugundan, isil isil parildayan bir futbol topu.
Balikcı, onu cocuga uzatip:
Ögretmenlerin hakki hic ödenmez!. dedi. Bunu biraz önce denizde buldum!.
Kücük cocuk, rüyada olmaliydi. Hic beklenmedik seylerin yasandigi bir rüya. Aceleyle saga sola bakindi. Ama her sey gercekti. Balikci da, sandal da, ihtiyar da... Topu ise, iste ellerindeydi. Ona sikica sarilip:
Bir daha benden izinsiz gezmek yok!. dedi. Ya dua etmeseydim ne olurdun?

 

hakayildiz@hotmail.com

3 月 1 日
ÖE发表:

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten

Sıcaklığını taa içimde hissetmek.


Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken

Her konuşmamızda bos yere saatlerce havadan sudan söz etmek.


Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek

Birlikte ağlamak gülmek.

Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek.


Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.

Senin yanında olan seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.


Seninle olmanın en mutlu yani ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karsılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana.

Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.

Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek.

Ayni mekânlarda aynı yiyecekleri yemek.


Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerim i yıldızlara aya anlatmak.

Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların

Türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.


Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım

O tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında

Küreksiz bir sandala hapsetmek...

Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.

Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.

Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

 

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki...

 

 

Olsaydın avuçlarım terlemezdi...

Isırmazdım dilimin ucunu...

Özlemezdim seni yanımdayken...

Kıskanmazdım.

 

Korkmazdım yollarda yürümekten.

Islanmazdım yağmurlarda.

Yıldızlara aya dert yanmaz

Böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.

 

Korkmazdım seni kaybetmekten

Ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...

Ve her kulaçta haykırırdım seni

Ama sen hiç benimle olmadın ki...

 

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

2 月 10 日
Windows Live发表:
 
Get your own Chat Box! Go Large!
1 月 29 日

AKLIMDASIN

Çıkmıyorsun işte aklımdan…
Kitaplar okuyorum,
Spor yapıyorum,
Yazıyorum, çiziyorum…
Öyle ki boş bir anım yok ama, tüm dolu anlarımda bile sensizliği beceremiyorum.
Baktığım her yerde sen varsın…
Bazen gazete de gördüğüm bir kızın gözlerinde,
Bazen televizyondaki bir kızın sözlerinde…
Duvarlarım da,
Dolabım da,
Ranzam da sen varsın…
Sen varsın rencide olmuş iki kaburgamın arasında…
Kaçmak istesem kaçacağım yer yok.
Sana gelmek istesem imkanım yok…
Aslında imkan olsa gelir miyim onu da bilmiyorum…
Çünkü sen, hayallerimde ki sen değilsin…
Hayal ettiğim sende tüm güzellikler varken,
Bizzat sende çirkinliklerden geçilmiyor.
Şimdi diyeceksin öyleyse bana neden vuruldun?
İşte düğümde burada ya!
Gönül bu bazen konmaması gereken yere konuyor.
Sonra oradan almak istedikçe, o bataklıkta batmaya başlıyorsun.
Kıpırdasan boğuluyor,
Kıpırdamasan yanıyorsun…
Bende de yana-yana hal kalmadı.
Alevler küle dönsün diye fayda yok.
Bilmiyorum çare sen de.
Ama sen de yoksun.
Ve işin tuhafı senin olmadığın ben de istemiyorum.
Ve tüm bu istemez hallerimden yola çıkıp beraber çektiğimiz fotoğrafı dolaptan çıkarıyorum.
Ayak uçlarımıza bir ateş
Fotoğrafta bile önce kendimi yakıyorum.
Peşindense seni…

1 月 28 日
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...

12 月 7 日
 

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....




Aşk benim hiç Senim olmamış

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…

12 月 7 日
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
12 月 3 日

Değerli arkadaşım…

Sanal dünyada bir süreden beri başlayan gelişmeyi duyurmak istiyorum.

" İnternetten para kazanmak " diye bir fırtına başlamış... Önce pek kulak asmadım, fakat biraz dikkatlice inceleyince buna benzer önceki organizasyonlardan farklı olduğunu görerek bende katıldım. Çok katlı pazarlama sistemini ( MLM - Multi Level Marketing ) farklı bir biçimde uyarlamışlar,

…satış yapmak yok... Yalnızca reklamasyon gelirlerinin paylaşımı var...

Sadece ayda 5 saat internete bağlı kalmak yetiyor... Tüm dostlarıma öneriyorum... Hiç bir zararı yok, katılmak ile bir kayba uğramıyoruz.

Para ödemiyoruz…ama kazanma şansımız var …!

Ücretsiz üyelik işlemleri de çok kısa ve basit... Üyelik sistemi mevcut üyenin davetiyesi ile gerçekleşiyor... Bir denemekte yarar var...

Detaylı bilgilere http://nesilsanlav.spaces.live.com/blog/cns!6DC6554F8F7F0968!1655.entry adresimdeki blogumdan ulaşabilirsiniz. Başkaca sorularınız için nesilsanlav@gmail.com adresim üzerinden sorabilirsiniz.

...esen kalın...

Nesil SANLAV

 

Üyelik davetiyeniz : http://www.agloco.com/r/BBHH0400

 

10 月 7 日
selam canım nasılsın bak ben yine geldim....ve seni çok özledim unuttum sanma sadece işlerim çok çok yoğun ama hep aklımdasın mutlu kal olurmu öpüldün çok canım dostum
6 月 26 日
Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare varmış.
Büyücünün biri fareye acımış ve onu bir kediye dönüştürmüş. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlamış.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürmüş. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlamış.
Büyücü bakmış ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürmüş.
Ve demiş ki:
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var.
Ben sana yardım edemem."
SHAKSPEARE DİYOR Kİ:
"İnsanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."
6 月 26 日
Seviyorum sevmenin acı verdiğini Her sevenin sevilmediği bile bile ... Ama yine de bir umut taşıyorum .Belki seven sevilir diye.
5 月 29 日
Çıkacaksın bir yerlerde karşıma... Yüzüne hasret bıraktığın günler geride kalacak. Gözlerine bakıp yine eskisi gibi gülümseyeceğim sana. Hiç bir şey olmamış gibi... Eski güzel günleri hatırlayacak belki dolacak gözlerimiz ama kavuşmanın mutluluğu susturacak ikimizi. Kız kulesini, gezdiğimiz sahilleri, hiç kimseyi umursamadan sevgiye dair ne varsa, ne yaşadıysak hepsini tekrar tekrar yaşayacağız.

Sanki geleceksin...
Unuttuğum yüzün vefasız gözlerin bakacak bana yeniden.. Hesap sormak bile zor gelecek bana. İçimde büyüttüğüm onca acıya rağmen göreceksin, hissedeceksin o büyük, o saf sevgiyi yüreğimde.

Sanki geleceksin...
Pişman olup af dileyeceksin benden. Kaybettirdiklerini anlayacaksın belki ama çok geç olacak biliyorsun. Ya senin kaybettiklerin? Hiç kimse sevemeyecek seni benim seni sevdiğim kadar. Hiç kimse savaşamayacak yıllarla benim gibi ve hiç kimse benim kadar özlemeyecek seni... Anlayacaksın vefasız sevgili...

Sanki geleceksin...
Sileceksin yılların özlemini. Bir şans, son bir şans dileneceksin benden. Senin bana vermediğin o şansı benim sana vermem için yalvaracaksın. Ben yaptım şimdi sen yapacaksın, sen alacaksın gururunu ayaklar altına. Tadacaksın bu acıyı derinden. Ve öğreneceksin sevgili aşkta gurur olmayacağını.

Sanki geleceksin... Çıkacaksın karşıma...
Yürekse yürek, sevgiyse sevgi... Ben ağladım yıllarca şimdi sen ağla karşımda. Acıysa acı hemde en büyüğü. Ben öğretemedim sana sevgiyi.silemedim kalbinden nefreti. Taşlaşmış o kalbinin duvarlarını benim sevgim yıkamadı. Evet sanki geleceksin ve bana yanıldığımı göstereceksin taş kalpli sevgili.

Bir gün evet bir gün geleceksin...
Geleceksin kendi ayakların getirecek seni bana. Hayal değil, rüya hiç değil, boş umut değil ve bu bekleyişim boşuna değil. Sen sanıyorsun ki hala seviyorum seni. Hala deli gibi tutkunum sana. Ama haklısın sevgili. Kendime bile söyleyecek cesaretim olmasada doğru olan bu. Ama farketmez artık yosun gözlüm. Onca acıyı unutmadım. Daha hesabını soramadım. Geleceksin biliyorum ve ben bekliyorum... Nasıl birşey anlamıyorum, seviyorum hemde ölesiye nefret ediyorum.

Sanki geleceksin... Sanki çıkacaksın biryerlerde karşıma.psiko_2(q)msn.com
5 月 29 日
yine gelmişsin bense uykunun en derin evresinde yarı ölümle yarı hayatla mücadele veriyordum yine hayat kazandı belkide iyi olmuş bu zafer bak şimdi sana  yazıyorum umarım mutlusundur seni tanımıyorum ama inan mutlu ve iyi olmanı çok istiyorum neden bilmem ama tanımadığım için sana yazmak daha hoş ve güzel beni hissettiğini ve anladığını biliyorum çünkü ben bunu hissediyorum.tekrar mutlu kal yazdığın için teşekkürler sen bir kristal kalpsin ya bende kırılmaman için dua edicem....
5 月 18 日
AŞK DUDAKLARDA  KAHKAHA DEĞİL
                   GÖZLERDEKİ YAŞTIR
         MAKSAT SEVGİ UĞRUNDA ÖLMEK DEĞİL
           UĞRUNDA ÖLECEK SEVGİ BULMAKTIR
 
 
 
    
 
 
     Image Hosted by ImageShack.us
5 月 18 日
尚未添加列表。

视频

没有添加内容。
没有可用类别。